• https://www.facebook.com/psikofiz.yeni
  • https://twitter.com/pskalpardic/

Otizm Nedir

Otizm&Otistik Birey

Otizm

Otizm ilk kez 1943’te ABD’li çocuk psikiyatri Leo Kanner tarafından tanımlanmıştır.Uzun yıllar psikolojik nedenlere bağlanmış, anne ve baba tutumları eleştirilmiştir. Daha sonra 1966 yılında Rimland’ın çalışması ile nörolojik doğasına dikkat çekmiştir.

        Otizm yaşamın ilk üç yılı içerisinde ortaya çıkan ve yaşam boyu devam eden gelişimsel bir sendromdur. Otistiklerin, özellikle iletişim ve sosyal  iletişim yeteneklerinde yetersizlik vardır. Müzik yada  matematik gibi sınırlı alanlarda yetenekli olabilirken günlük yaşamla  ilgili basit becerilerde  eksiklikleri vardır.

           

OTİSTİK ÇOCUK KİMDİR?

        Otizmin kesin tanısı için biyolojik bir ölçüt yoktur. Üç temel alandaki  sorun,otizm için ipucu verilebilir.

1- Toplumsal  ilişkide ve bu ilişkilerin karşılıklılığında ve gelişiminde bozukluk

2- Sözel ve sözel olmayan iletişimde bozukluk, oyun içeriği ve hayal gücündeki yoksunluk

3- Takıntılı, tekrarlayıcı davranışlar vardır. İlgi alanları kısıtlı ve dardır.

 

        Güvenilir tanı koymak için çocuğun  birçok defa, belirli aralıklarla değişik ortamlarda ve farklı alanlarda çalışan uzmanlar tarafından değerlendirilmesi  gerekir. Örneğin Elazığ da 2002 yılı resmi kayıtları itibarı ile sadece  üç çocuğa otizm tanısı konulmuştur.

 

        Otistik olan bir çok  çocuğa yanlış bir şekilde CP, Down  Sendromu tanısı konulmuştur. Bu nedenle tanı aşamasındaki uzmanların bu aşamada daha dikkatli ve duyarlı olmaları gerekmektedir. Elazığ’da ve diğer bir çok illerde  bulunan otistik çocukların  tanıları doğru konulursa  Elazığ’ da ve çevre illerde  sadece otistiklere yönelik hizmet verecek özel alt sınıflar oluşturulabilir.

 

        Otistik çocukların %70-90’ı  arasında zihinsel yetersizlik de bulunmaktadır. Bunlardan % 70’i düşük zekalı % 30’u ise normal ve normalin üzerinde bir zeka bölümüne sahiptir.

 

GÖRÜLME SIKLIĞI VE YAYGINLIĞI

 

      Her 10.000 kişi içinde 4-5 kişi tipik otizme sahipken her 500 kişiden 1 kişide otistik davranışlar görülebilmektedir.

 

OTİSTİK ÇOCUKLARIN ÖZELLİKLERİ

 

A) İŞİTSEL UYARILARA KARŞI TEPKİLERİ: Erken çocukluk döneminde bazı seslere hiçbir tepki vermemesi, çocukta işitme problemi olduğu düşüncesini çağrıştırmaktadır.

B) GÖRSEL UYARILARA KARŞI TEPKİLERİ: Otistik çocuklar insan yüzüne ve çevrelerindeki bir çok nesneye  bakmamalarına karşın, hareket eden dönen ya da parlak olan bazı nesnelere çok uzun bakabildikleri, bazılarının zaman zaman  ışıktan rahatsız oldukları hatta karanlık bir odada daha rahat ettikleri görülebilmektedir.

C) DOKUNULMAYA KARŞI TEPKİLERİ: Herhangi bir kişi tarafından  dokunulmaya, kucağa alınmaya tepki  gösterebilir, fiziksel teması reddedebilirler. Otistik çocuklar yeni bir nesneyi genellikle koklayarak, yalayarak ve parmaklarını üzerinde gezdirerek tanımaya ve keşfetmeye çalıştıkları gözlenmektedir.

 

MOTOR GELİŞİM ÖZELLİKLERİ : Otistik çocukların ip atlama, dans etme, yüzme gibi büyük kas motor becerileri  yetersiz olup, kağıt kesme, kutu içerisine küp atma, ipe boncuk takma gibi küçük kas becerilerinde de oldukça zayıf oldukları gözlenmektedir.Bu çocuklar; parmak uçlarında yürüme, belirli hareketleri tekrar etme, tek ayağı üzerinde ileri geri hareket etme, kendi etrafında dönme gibi davranışlar gösterebilirler.

 

SOSYAL GELİŞİM ÖZELLİKLERİ : Kucağa alındığında sarılmaz, anne sesine tepki vermezler, zamanlarının çoğunu tek başlarına geçirirler, anne-babaları ile iletişim kuramazlar, çoğu çocukların oyunlarına katılmazlar, sevdikleri nesneleri paylaşmayı sevmezler.

 

DİL VE İLETİŞİM ÖZELLİKLERİ: Çevredeki bireylerle iletişim kurmada yetersiz olma otizmin en belirgin özelliklerinden biridir.

 

SÖZEL OLMAYAN İLETİŞİM: Temel duyguların farkında olmazlar,diğer insanlarla göz kontağı kurmazlar.

 

SÖZEL İLETİŞİM : Hiç konuşama sadece bir iki kelime söyleme anlamsız konuşma,zamirleri karıştırma gramer ve telaffuz güçlüğü gibi  davranış özellikleri gösterirler.

 

DAVRANIŞ ÖZELLİKLERİ: insana karşı tepkisiz davranma,sosyal etkileşimlerde geri çekilme gibi davranış özellikleri olduğu belirlenmiştir.

 

DUYGUSAL TEPKİLER:

- Özel korkular; sudan korkma

- Tehlikenin farkında olmama; yüksek bir duvarın üzerinde yürüme

- Nedensiz gülme ve ağlama davranışları gösterme

- Değişiklere karşı tepki gösterme; en küçük bir değişiklik onlarda  sevinç çığlıklarına yada sinir nöbetlerine yol açabilir.

 

DAVRANIŞ PROBLEMLERİ: Öfke nöbetleri,çevresine zarar verici davranışlar,kendisine zarar verici davranışlar stereotip vücut hareketleri otistik çocuklarda görülen davranış problemleridir.

 

ÖZEL BECERİLER: Sayılarla ilgili ayrıntıları ,otobüs hareket saatlerini ezberleyebilen, kendi kendine okuma yazma öğrenebilen  , okuduğunu anlamasa da akıcı bir şekilde okuyabilen , kısa sürede ezberleyebilen , iyi bir belleğe sahip olan erken gelişmiş kavramsal ve görsel motor yetenekleri olan otistik çocuklara rastlanmaktadır.

 

EĞİTİMLERİ

Otistik çocuklarda ilk ilişki ,oyun kurma aşamasından sonra olur, sonra süratle özel eğitime başlamalarını sağlamak gerekir. İlişki kurma sağlanmadan, eğitimden yeterince yararlanamazlar. Eğitime başladıktan sonra da eğitim programına  hem evde hem masa başı faaliyeti olarak, hem de günlük  hayatta  ve oyunlarda  uygulanması çok yararlıdır. Bu sağlandığı zaman çocukların gelişiminin hızlandığı görülmektedir.

 

ÖNERİLER

 

1-Bir beceri öğretirken en basitten en karmaşığa doğru hareket edilmelidir.

2-Özellikle küçük çocuklarda fiziksel kontak sağlanmalıdır.

3-Etkinlikleri anlatırken çocuğun ismini sürekli vurgulanmalıdır.

4-Konuşmayı öğretirken  istenilen kelimeyi söylemez ise ödül veya istediği şey verilmez.

5-Çocuğa kalıp cümleler  ile bunların kullanımlarını da öğretmek mümkündür.

6-Evde tehlike yaratabilecek nesneler  ortalıkta bulundurulmamalıdır.

7-Diğer çocukların bulunduğu ortamlara adapte olması sağlanmalıdır.

 

      Çocukla ilişki kurarken temel yaklaşım,eğer çocuğun yeğlediği bir ilişki  yada oyun varsa , öncelikle onun  seçilmesi ve sürdürülmesidir. Mekanik biçimde ödev  gibi yapılan oyunlara çocuklar da içtenlikle  katılmazlar ve oynamazlar. Oyunda çocukla  paralel olmaya gayret edilmelidir. Ne çok hızlı olup çocuğun önünden gitmeli ne de çok yavaş olup  çocuğun gerisinde kalınmalıdır.

 

 

Ankara Çocuk Psikoloğu

 

Randevu Hattı

    

 0312 441 24 26

 0542 575 71 15

Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi2
Bugün Toplam75
Toplam Ziyaret421106