• https://www.facebook.com/psikofiz.yeni
  • https://twitter.com/pskalpardic/

Logoterapi Nedir

VIKTOR FRANKL'IN LOGOTERAPİSİNDE MESLEKİ ve MESLEK Diş DANIŞMANLIK YOLUNDA

KişiSEL GÜÇLENME

LOGOTERAPİNİN DÜNYA GöRüşü

Teria Shantall PhD. Batya Yanıger PsyD

insan teorisi ve bunun ardındakifelsefeyi içermeyen bir psikoterapi yoktur . — Vıktor Frankl

Logoterapinin dünya görüşü nedir?

Logoterapi insanların özgün görüşüne ve hayata dair özgün bakış açısında sahiptir.

• Bizler ruhsal varlıklarızdır.
• Hayat mücadelesi duygusal ve ruhsal gelişimi çağırır (zemin hazırlar).

Bizler Ruhsal Varlıklarız

Bizler vücuda, Tin'e ve ruha sahibizdir. Ruhumuz tüm diğer güçlerimizi kullanır ve onlardan ayrılır. Aktivitelerimizi yönetir, uygun olan duyguları ve anlam hedeflerine ulaşmamamızı sağlar.

insan ruhunun değerlendirilmesini Frankl'ın motivasyon teorisini şekillendirir. Bizi ne motive eder? Haz bizim hayattaki ana hedefimiz midir? Güvensizliklerimiz bizi güce teşvik eder mi? Bu soruların cevabı kısmen, evettir. Bununla birlikte güdülerimizle yönlendirilmemizden daha çok, değerlerimiz tarafından hareket ettiriliriz. Bizler gerçek olarak algıladığımız şeylerden ilham alırız ve gerçeğe doğru yöneliriz. Bilimsel kanıtlar, en güçlü motive eden kuvvetin 'haz istemi' ve 'güç istemi' den daha çok, 'anlam istemi' olduğunu gösterir. Bizler hayatımızın amaçlı ve anlamlı olmasını isteriz.

Bunu bilerek, terapinin amacı ne olmalı? O, dengeli bir duruma kavuşmada insanlara yardım eder mi? (homeostaz) ? Doğru, gerginlik organizmanın denge dışı olduğuna bir işaret olabilir. Bununla birlikte, gerginliğin başka bir çeşidi var, insanların neleri önceden başardıklarıyla neleri henüz başaramadıkları arasındaki sağlıklı gerginlik. Bu gerginlik değişime karşı pozitif motivasyon üreten huzursuzluk ve memnuniyetsizlik yaratır.

 

Hayatın Zorlukları Duygusal ve Ruhsal Gelişimi Çağırır (Zemin Hazırlar).

Logoterapi zorlukları nasıl görür? Zorlukları görmek için iki muhtemel yol var: bir kurban olarak ya da bir galip olarak.

ilki varoluşçu psikolojinin bir yöntemi, insanın kısmi bir görüşü (seküler varolşçu felsefenin tarafına bağlı olarak) hayatın anlamsız olduğudur; bu görüşe göre terapinin amacı hayatlarının anlamsız olduğu görüşüyle mücadele eden insanlara yardım etmektir.

Logoterapinin ikinci yöntemi, hayatın her anının anlamlı olduğunu düşünen insanın bütüncül görüşü; bu görüşe göre terapinin amacı: anlamın ne olduğunu bulmada insanlara yardım etmektir. Bilinç, bir durumun içindeki anlama gelen çağrıyı tanımak için bir içgüdüsel yetenektir ve sorumluluk buna cevap verme yeteneğidir (response-ability).

Bir kısmi görüş de insanları mağduriyetin bencil duygularıyla, kontrolün ben-merkezci varsayımı aracılığıyla, savaşmayı denemesine yöneltiyor. Buna karşılık, bütüncül görüş koşulsuz bir anlam beklentisine sebep olur. Çünkü hayatla anlamlı bir ilişkisi vardır! Her sorun ve zorluk büyümek için bir davet olarak görülüyor. Bu yüzden insanlar hayatlarının anlamını gerçekleştirmek için sorumlular ve onlar hayata karşı da sorumludurlar.

Her bireyin özel hayat şartları, yetenekleri, ilgileri ve zorlukları ona belirli bir misyon yükler. Tek başlarına tamamladıkları görevler aracılığıyla, bunlar içinde yaşamaya değer bir dünya inşa ederler. Ve onlar kendi içlerinde yaşamaya değer bir hayat büyütürler. Her an, anlam-bütünlemesi için yeni imkanlar sunar bize. Bu yüzden anlam icat edilmez, keşfedilir.

Hayatın ve kişinin kendisine karşı bu tutum farklı bir içsel süreç yaratır.

• Anlam için araştırmayı tetikleyen yöntemler: huzursuz gerginlik ve memnuniyetsizlik.
• Değerlere ve anlamlara odaklanırken, insanlar onlar için önemli bir şey uğruna hareket ederler, böylece sınırlamaların ve zorlukların üstesinden gelebilirler.
• Anlamlı görevler aracılığıyla onlar değerleri ve anlamları gerçekleştirirler

İnsan Ruhunun Kaynakları

Öz-farkındalık

Öz-farkındalık insanların tavırlarını yansıtmalarına, değerlendirmelerine, seçmelerine ve hayatlarını nasıl yaşamaları gerektiğine karar vermelerine imkan tanır.

Öz-aşkınlık

Aşmak genel anlamıyla uyuşukluğun, güçsüzlüğün, zorlayıcılığın, duygusal tepkiselliğin ve dürtüselliğin üstesinden gelmek; sevilen birşeyin ve birinin uğruna hareket edilen anlamlı bir görevde dikkatini vermiş olarak değerlere karşı üstün olmaktır.

Öz-ayrılma

İnsanlar kendilerinden uzaklaşmada hatta kendilerini yargılamada yeteneklidirler. Bu korkularına gülmelerine veya 'ben güvensizliklerimden ibaret değilim. Ben hatalarımdan ibaret değilim' demelerine imkan tanır.

Randevu Hattı

    

 0312 441 24 26

 0542 575 71 15

Takvim
Ziyaret Bilgileri
Aktif Ziyaretçi1
Bugün Toplam74
Toplam Ziyaret421105